Ordu

Genel Bilgiler Tarihçe Coğrafya ve Nüfus Karadeniz Bölgesinin en önemli ve en güzel illerinden biri olan Ordu ili, kuzeyde Karadeniz, güneyde Sivas, batıda Samsun, doğuda ise Giresun illeri ile çevrilidir.

Konumu 40 – 41 derece kuzey paralelleri, 37-38 derece doğu meridyenleri arasındadır. Orta ve ve Doğu Karadeniz bölümlerinde toprakları bulunan bir ildir. Ordu ili genel olarak dağlıktır. Bunlar Canik ve Doğu Karadeniz dağlarıdır. Ordu’da tipik bir Karadeniz iklimi hakimdir. Kışlar serin, yazlar ılık geçer. Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır. Ordu ili ekonomisi tarımsal kaynaklara dayanmaktadır. Fındık üretimi tarımsal ekonominin , temelini oluşturmaktadır. Buğday, arpa ve yulaf başta olmak üzere tahıl üreticiliği özellikle iç kesimlerde yaygındır. Ayrıca uygun yerlerde çay, çilek ve kivi tarımının yanında seracılık faaliyetleri de gelişme kaydetmektedir. Arıcılık ise gittikçe gelişen ve yaygınlaşan önemli bir sektördür. İlimiz bal üretimi bakımından ülke sıralamasında en önde gelen illerden biridir.

YÜZÖLÇÜMÜ: 5.963 km²
NÜFUS: 887.765 (2000)
İL TRAFİK NO: 52

Ordu adı nereden gelmektedir. Ordu, Türkçe bir kelime olup “Saray” manasına gelir. Ordu adına ilk defa Fatih devrinde Arazi ve Vergi Tahrir Defterinde bir nahiye adı olarak “Bölük-i Niyabeti Ordu” şeklinde rastlanmaktadır. 1613 tarihli tahrir defterinde ise “Kaza-i Bayramlu Nam-ı Diğer Ordu” ibaresine yer verilmektedir.

Ordu adı ile ilgili söylentilerden biri de, Ordu adının karargah çadırlı Ordugah askeri birliğin konakladığı yer anlamında kullanıldığı şeklindedir. Bölgede askeri bir birliğin yerleşmesiyle ilgili olay şöyledir. 18. Yüzyılın başlarında şimdiki Ordu şehrinin merkezi Eskipazar civarıydı. Önceleri vergi toplamak için Osmanlı Devletinin görevlendirdiği yetkili kimseler (Muhassıl) zamanla başlarına buyruk hareket etmeye başladılar. Bu yüzden bölgede asayiş kalmamıştı. Yıllarca devam eden bu huzursuzluğu haber alan İstanbul hükümeti, Canik’te bulunan Osman Paşa’yı bu bölgede asayişi sağlamakla görevlendirdi. Osman Paşa askerleriyle birlikte gelip Ordu’nun Bucak semtine yerleşti. Askerler buradan her sabah Bayramlı’ya gidip vazifelerini gördükten sonra akşam Bucak’a dönüyorlardı. Halk “Ordugaha gidelim” şeklinde konuşa konuşa karargahın bulunduğu semtin adı zamanla Ordu olarak benimsenmiş, böylece Ordu adı iyice yerleşmiştir. Merkez İlçe Merkez ilçe 503 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. Toplam nüfusu 150.586 olan merkez ilçede 2 belde, 69 köy ve 29 mahalle vardır. Şehir merkezinin nüfusu 112.525’dir.

  •  

    Bugünkü Ordu’nun ilk yerleşim yeri olan Kotyora’dan sonra ikinci yerleşim yeri, bugünkü Eskipazar mevkiidir. O zamanki adı “Canik-i Bayramlu” idi.

    13. asrın sonları ile 14.asrın başlarında Selçuklu Devleti’nin yıkılmasıyla bu bölge, Bayram Oğlu Hacı Emir İbrahim adlı bir Türkmen Beyi tarafından kurulan Hacı Emiroğulları’nca idare edilmiştir.

    Canik-i Bayramlu adı, İbrahim Bey’in babası Bayram Bey’e izafeten verilmiştir.

    1398 yılında Samsun’un Osmanlılar tarafından zaptından sonra, Ordu’nun da içinde bulunduğu bütün Canik havzası I. Bayezid’in egemenliğine girmiştir. Bir taraftan, önce Osmanlı tabiyetini kabul etmiş olan Limnina (Terme-Çarşamba) bölgesi emiri Taceddin Oğulları ve diğer taraftan Giresun Fatihi Khalybia (Ordu) mıntıkası emiri Süleyman Bey, I. Bayezid’in bu yöredeki vekili makamında bulunan Amasya Valisi Şehzade Ahmet Çelebi’ye tabi olmuşlardır.

    1427’lerde Ordu toprakları kesin olarak Osmanlı Devletine bağlanmıştır.

    1455 tarihli Tahrir Defterlerinde ilk kez Ordu adına rastlanmakta olup şu şekilde geçer: “Bölük-i Niyabet-i Ordu”..

    Bütün Karadeniz sahilinde olduğu gibi Ordu’da da hakim durumda bulunan Çepni boylarının gücünü kırmak için II. Mehmet onlara ait tımar ve zeameti kaldırmıştır. Ancak O’nun ölümünden sonra yerine geçen oğlu II. Beyazıd Çepnilerin bütün haklarını iade etmiştir.

    Yavuz Sultan Selim devrinde(1512-1520) yapılan bir idari değişikle Trabzon, Samsun ve Ordu’nun bağlı olduğu Şebinkarahisar Livası birleştirilip Erzincan Vilayetine bağlanmıştır.

    K. Sultan Süleyman devrinde ise (1520-1566) bu idari teşkilatlanmada bir değişiklik yapılmamıştır. 1547’de İskefsir (Reşadiye), Bayramlu ve Bazarsuyu olmak üzere tamamı yirmi nahiye olan üç kazaya ayrılmıştır.

    16. yüzyılın sonları ile 17. yüz yılın başlarında başlayan Celali isyanları bütün Anadolu’yu olduğu gibi Ordu yöresini de kasıp kavurmuştur. Osmanlı Devletini oldukça uğraştıran bu isyanların Sivas ve Ordu civarındaki gücünü Sivas Beyler Beyi İlyas Paşa kırmıştır.

    1613 tarihli Tahrir Defterine göre, Ordu 20 nahiyeden oluşan ve adı “Kaza-i Bayramlu” olan bir kaza merkeziydi. Bundan sonra, günümüze kadar değişik idari bölünmelere uğrayan bölgenin, Bulancak ve Bulancağ’ın doğu kısımları Giresun’a, Reşadiye İlçesi Tokat’a devredilmiştir. Geriye kalan bölgeler, Ordu ilinde kalmıştır.

    Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin eserinde 17. asır ortalarında Ordu kazasına bağlı nahiyeler ile sınırları şöyle belirtilmiştir: “Kıyı şeridinde batıdan doğuya doğru gidilecek olursa, Canik-i Bayram Kazası’nın batıda tabii sınırını meydana getiren Bolaman Irmağı vadisinde ” Bölük-i Niyabet-i Çamaş” (bugünkü Çamaş ilçesi) ile karşılaşıyor. Bundan sonra sırasıyla, “Bölük-i Niyabet-i Gerişi Bolaman” (Fatsa’nın bucağı), Vona yarımadası üzerindeki küçük vadiler üzerinde “Niyabet-i Satılmış” (Perşembe İlçesi), (bugünkü Ordu’da denize dökülen Civil Deresinin kollarının meydana getirdiği vadiler üzerinde kıyı şeridi içinde kalmak şartıyla) kuzeyden güneye doğru sırasıyla, “Niyabet-i Geriş-i Bucak” (Ordu Merkez Bucağa dahil), “Niyabet-i Geriş-i Şayiblü” (Ulubey’e bağlı köy) “Nahiye-i Niyabet-i Geriş-i İhtiyar” (Uzunisa), “Niyabet-i Geriş-i Sevdeşlü Nam-ı Diğer Ulubeğlü (Ulubey)” Melet suyu vadisinde yine kuzeyden güneye doğru Bölük-i Niyabet-i Ordu, Niyabet-i Fermude (Uzunisa), aynı vadinin güneyinde kıyı şeridi ve dağ ormanları şeridi sınırları üzerinde Bölük-i Geriş-i Alibeğce(Kabadüz İlçesi) yine kıyıdan doğuya doğru Turnasuyu, Abdal, Bazarsuyu vs.. vadilerinde Bölük-i Bedürlü (Ordu Merkez), Bölük-i Ebul Hayr Kethüda(Gülyalı İlçesi) Davud Kethüda ile Bölük-i Seydi Ali Kethüda (daha sonra Bozat nahiyasi) ve ayrıca Bölük-i Mustafa Kethüda (Giresun’un Bulancak İlçesi) yer almakta ve Canik-i Bayram Kazasının doğu sınırı olan Giresun önlerine kadar ulaşılmaktadır.

    Bugünkü Ordu şehrinin Batılı gezgin Beauchamps’a göre 1780-1790 tarihlerinde kurulmuş olabileceği ileri sürülmektedir. Yine aynı kişiye göre 1834’lere doğru şehrin oldukça geliştiği belirtilir.

    Türkler, Ordu yöresine yerleşmeleri ile birlikte kendi kültürel damgalarını vurmuşlardır. Nitekim yöredeki köy, yer, mahalle vb.. adlarına baktığımızda hemen hepsinin Türkçe olduğunu görürüz. Örnek olması için şu ismleri söyleyebiliriz: Oğuzlu, Çepni-lü, Döver, Eymür, Karkın, Sevdeş, Alayundlu…

    Bölgenin sadece Çepni Türkleri tarafından Türkleştirildiği söyleniyorsa da, bu Türkleştirme hareketinin içinde daha başka bir çok Oğuz boylarının rol aldığı kaynaklarda yazılıdır.

    1805 yılında Şebinkarahisar Sancağı Erzurum’dan alınarak Ordu, Gölköy ve Bucak kasabaları ile birlikte Trabzon’a bağlanmıştır.

    1831’de ise Fatsa sınırlarından itibaren Ordu, Ulubey, Gölköy yöreleri tamamen Mesudiye ve Aybastı ilçeleri Erzurum eyaletine bağlı Şarkikarahisar livasına, Fatsa’nın iç ve batı kısımlarıyla Ünye, Canik (Samsun) livasına bağlanmıştır.

    1871’de yapılan bir idari değişiklikle, Ordu Kasabası merkez olmak üzere Vona (Perşembe) Bolaman, Aybastı, Gölköy,Ulubey nahiyeleriyle birlikte bir kaza oluşturulmuştur.

    Ordu, 1920 ylına kadar bir kaza merkezi olarak Trabzon’a bağlıydı.

    TBMM’nin 30 Kasım 1920 günlü bileşiminde Ordu kazasının başka kazalarla birleştirilerek bir sancak oluşturulması müzakere edilmiş; 23 Mart 1921’de müstakil bir sancak haline gelmiştir.

    Kısa bir süre sonra Sancak ismi değiştirildiği için Ordu, vilayet olarak mülki taksimata dahil edilmiştir. Ordu ili 37-38 derece doğu meridyenleri, 40-41 derece kuzey paralelleri arasında yer almıştır. Doğu’ da Giresun, Baı’ da Samsun, Güney’ de Sivas ve Tokat, Kuzey’ de Karadeniz ile çevrilidir. İlin sorumluluk sahası ise 115 km. genişlik, 62 km. derinliğindedir. Kıyı 60 mil uzunluğunda olup küçük koy ve körfezleriyle de deniz araçlarının kolaylıkla barınabilecekleri yer ve plajlara sahiptir. İlin alanı 6001 km2 dir. 1997 nüfus sayımına göre il genel nüfus 858.576 olup, kilometre kareye 14.3 kişi düşmektedir.

    Güneyden denize doğru akan Turnasuyu, Melet ırmağı, Akçaova Deresi, Ilıca Deresi, Bolaman Irmağı, Elekçi Deresi, Curi Deresi, Çeviz Deresi ve Akçay Deresi araziyi derin vadiler halinde bölmektedir.

    Arası 60-70 derece meyillere varan genellikle dik ve kesik tepelerden oluşmuştur. Ilıman bir iklime sahip olan Ordu, başta fındık olmak üzre patates, soya fasulyesi, arıcılık, deniz ve hayvan ürünleri konusunda yurdumuzda ilk sıraları teşkil etmektedir. İlin ekonomik yapısı her türlü sanayiye cevap verebilecek niteliktedir. Fındık üretimi ilin ticari hayatında önemli bir rol oynamakta ve büyük bir döviz girdisi sağlamaktadır. Fındıktan başka her türlü sebze ve meyvenin dışında tarla ürünllerinden arpai buğday, bakla, çavdar, İlimizin yüksek kesimlerinde yetiştirlmektedir. İlin alçak kesimlerinde ise genellikle her türlü sebze ve meyve (ayva, armut, kiraz, dut, vişne, incir, kivi ve ceviz gibi) yetiştirilmektedir. Bugün bilindiği gibi 18 ilçe, 65 Belediyesi ve ayrıca 508 köyü bulunmaktadır.

    Doğu Karadeniz Bölgesinin eşsiz doğa güzelliklerini sinesinde toplayan Ordu ilimizin İlçeleri: Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gürgentepe, Gülyalı, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe, Ulubey ve Ünye’ dir. Sahilden itibaren güneye doğru yükselerek derin vadiler meydana getirmek suretiyle uzanan Karedeniz sıra dağları engebeli yüzey şekillerini oluşturur.

  • Cevapla

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

    *

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.